yilmaz-gueney
Zurück

 
 

 

 

 

YILMAZ GÜNEY´in  Yasam Öyküsü

 

 

 

Sinema yönetmeni, oyuncu ve yazar.             

Türk sinemasinda bir dönüm noktasi olusturmus, genç kusak

yönetmenlerine öncülük etmis uluslararasi düzeyde ün kazanmistir.

Yilmaz Güney, 1 Nisan 1937'de Adana'nin Yenice köyünde dogdu.

AsIL adi Yilmaz Pütün'dür. Bir isçi ailesinin yedi çocugundan biriydi.

Ilkve orta ögrenimini Adana'da tamamladi.

Bu yillarda pamuk isçiliginden gazoz ve simit saticiligina kadar çesitli islerde çalisti.

And Film ve Kemal Film sirketlerinin bölge temsilciliklerinde film dagiticiligi  yapti.

Gene bu dönemde edebiyatla ilgilenmeye ve öyküler yazmaya basladi.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde sürdürdüğgü yüksek ögrenimi sirasinda yönetmen Atif Yilmaz'la tanisti; onun yardim ve destegiyle sinema çalismalarina basladi. Ayni zamanda Atif Yilmaz'in asistanligini üstlendi.

1956 yilinda Onüç dergisinde yayıinlanan Üç Bilinmeyenli Esitsizlik Sistemleri adli öyküsünde "komünizm propagandasi yaptigi" gerekçesiyle yargilandi, 1961 yilinda 18 ay hapis ve 8 ay Konya'ya sürgün cezasina çarptirildi.

 

Öyküden ceza almasina neden olan paragraf:

"Igrenerek bakti -iyice igrenememisti-.Yüzü daha bir burustu. Yapmacikli bir sinirle "Siz böylesiniz iste"dedi."En iyiniz bile böyle. Kendi çikarlariniz için neler yapmazsiniz. Isçiymis. Basit bir isçiymis -seyircilerin durumlarini da görmek istiyordu- ben bir isçiyim. Beni basit görmezsin degil mi? Isine yararim. Keyfini getiririm; dogru degil mi söylediklerim-söyledikleri dogruydu. Birinci sahis dodru demiyordu-. Ah domuzlar sizi. Bir gün hepinizin topunuzu attiracaklar ya; dur bakalim ne zaman."

Ilkkez hapse giren Yilmaz Güney, hayatinin muhakemesini yapar, kendini yeniler ve düsünsel yapisini gelistirir. Kendisine bir misyon biçer, bunu nasil gerçeklestireceginin hesaplarini yapar.

1963 yilinda yeniden sinemaya dönerek, küçük sirketlerin aceleye getirilmis, siradan serüven filmlerinde rol aldi. Zaman zaman bu filmlerin senaryo yazimindan çekimine kadar tüm asamalarina katildi. Kabadayilik ve kavganin agirlikta oldugu bu filmlerde canlandirdigi ezilen, itilen, ama yazgisini kabul etmeyen; baski ve kötülüge karsi tek basina direnip mücadele eden ''Dürüst Anadolu Çocugu'' tipiyle büyük ün kazandi. Özellikle, bu tiplerle kolayca özdeslesen Anadolu izleyicisi tarafindan çok tutuldu ve aranan bir aktör olarak kendini kabul ettirdi.

Filmlerinden birinin de adi olan "Çirkin Kral" adiyla anilmaya basladigi bu dönemde, öyküsû kendisine ait olan, Lütfü Akad'in ''Hudutlarin Kanunu'' filmindeki sade, abartisiz oyunuyla Türk sinemasinda yeni bir oyuncu tipini yaratti. Umulmadik ölçüde gelisen "Çirkin Kral" efsanesi, olumlu tiplerin "güzel'' ve "yakisikli'' oyunculara, olumsuz ve kötü tiplerin de "çirkin'' oyunculara oynatildigi Yesilçam sistemini sarsiyor; Yilmaz Güney'le birlikte inandirici bir tiplemenin yani sira, yapmaciksiz, dogal oyuncuIuk tarzi gelisiyordu.

Bu dönemde çektigi "Umut", Yilmaz Güney sinemasinda "bir dönemi kapayip yepyeni bir dönem açarken" ayni zamanda Türk sinema tarihinin de bas yapitlari arasinda yer aldi. Türkiye'nin 12 Mart askeri darbesini yasadigi 1972 yilinda siyasal olaylara karistigi gerekçesiyle tutuklandi ve iki yili asan bir tutukluluk döneminin ardindan 1974'te, gene büyük bir ilgiyle karsilanan "Arkadas"i çekti. Ayni yil Adana'da "Endise" filmini çekerken, karistigi bir olay sirasinda, bir yargici vurarak öldürmesi üzerine 19 yil hapis cezasina mahkûm oldu.

Cezaevindeyken sinemayla olan iliskisini, ince ayrintilarina kadar yazip olusturdugu senaryolarla sürdürdü. Bunlardan, Zeki Ökten tarafindan yönetilen "Sürü", yurt içinde ve disinda çok sayida ödül kazandi. ''Düsman'' yine Zeki Ökten tarafindan, ''Yol'' ise Serif Gören tarafindan çekildi.

Hapiste sürdürdügü mücadelesi ve yazdigi yazilar nedeniyle hakkindaki cezalar 100 yillik bir süreyi bulunca cezaevi'nden kaçan Yilmaz Güney, gizlice yurt disina çikti ve Paris'e yerlesti. Kurgusunu yeniden gerçeklestirdigi ''Yol'', 1982 Cannes Film Senliği Büyük Ödülü'nü Costa Gavras'in ''Missing'' (Kayip) adli filmiyle paylasti. Yurda dönme çagrisina uymayinca 1983'te vatandasliktan çikartildi. Ayni yıl Fransa'da ''Le mur'' (Duvar) adli son filmini çekti.

Bir sonraki yil, 9 Eylül 1984'te yakalandigi amansiz hastaliktan kurtulamayarak, düslerindeki sayisiz projesiyle birlikte aramizdan ayrildi.

                                    

 

 

KENDI AGZINDAN YASAM ÖYKÜSÜ         

 

 

Bir sanatçi olarak "Yilmaz Güney" diye bilinirim.

Asil adim Yilmaz Pütün'dür.
Adim, zorluklar karsisinda egilmez,

umutsuzluga kapilmaz, yilginliga düsmez ve

basegmez anlamina gelir; soyadim Pütün ise

das meyvesinin kirilmaz çekirdegi demektir.
1937 yilinda, Türkiye'de, bir güney sehri olan

Adana'nin Yenice köyünde dogdum. Annem 

Kürt, ve Babam Zaza asilli bir ailenin ogluyum.

Topraksiz bir köylü ailenin iki çocugundan biri.

Annem dindardi ve okuma yazma bilmezdi.

Hâlâ sag... Babam  ise okuma yazmayi askerde ögrenmisti.

Annem gibi o da hiç okula gitmemisti.

1976'da ben Kayseri Cezaevi'ndeyken öldü. Mezarini göremedim...

Dokuz yasimdan bu yana hayatimi çalisarak kazandim.

Ilk isim dana gütmekti. Liseyi Adana'da bitirdim.

O yillar Doruk adinda bir sanat dergisi çikardim.

Sanata merakliydim ve hikayeler yaziyordum.
1955'te bir hikayemden ötürü takibata ugradim. Hakkimda dava açildi.

1957 yilinda Istanbul'a, Iktisat Fakültesi'nde ögrenim görme hayalleriyle

geldim. Fakat devam edemedim.

1955'ten beri süren takibat ve mahkeme sonuçlanmisti

ve ben baslangiçta yedi buçuk yil agir hapis ve iki buçuk yil sürgün cezasina çarptirildim.

Daha sonra temyiz mahkemesi karari bozdu, yeniden görülen mahkeme sonucu cezam bir buçuk yil agir hapis ve alti ay sürgün cezasina çevrildi. Ögrenimim yarim kalmisti. Önümdeki tek yol, kendimi hayatin okulunda, hayatin kabul ettigi ve dayattigi ögretmenler araciligi ile egitmekti.

Öyle yaptim...
Kitaplar, sinema, is, cezaevi, acimasizlik,

hayatin kati kurallari, toplumsal baskilar,

kahpelikler, yigitler... Karsilastigim zorluklari

yenmek için direnmek ve kararlilik...
Ögretmenlerimden biri zor'dur...

1961 Mayisi'nda cezaeviyle tanidtim.

1962 Araligi'nda cezam bitti. Muhafazakarligiyla

ünlü Konya dehrine sürgüne gönderildim. Konya

sinirlarindan çikamazdim. Her akdam polise imza

vermeliydim. En çok imzayi polis defterine attim.

180 defa...
1968'de askere gittim. 1970 Nisan'inda döndüm.
Hayatimdan çalinan iki yil...
1971 Mayis'inda on binlerce aydin, sanatçi,

yazar gibi ben de gözaltina alindıim.Hakkimda

hiçbir delil yoktu. Sadece kusku.
Bir hafta gözaltinda tutulduktan sonra serbest

birakildim; resmi olmayan bir emirle,

sözlü bir emirle ve tehditle Nevsehir'e

üç ayligina yine sürgün edildim.

Bu kez polise imzaya gitmiyordum,

polis beni distan kolluyordu.
1972'de, Mart'sn 16'ssnda,

devrimcilere yardsm gerekçesiyle tutuklandim.

Mahkeme sonucu 10 yil agir hapis ve

sürgün cezasina çarptirildim.

Ecevit hükümetinin 1974 genel affiyla serbest birakildim.

Bugün ise Ecevit cezaevindedir.
1974 Eylül'ünde, bir cinayet olayina adim karisti

ve 19 yila mahkum edildim.
Cezaevindeyken Güney adli bir kültür-sanat dergisi

çikardim. Onüç sayi sonra sIki yönetimin yeniden

gelmesi üzerine, dergimiz kapatildi ve hakkimda

yazilarimdan ötürü on ayridava açildi. Suçum,

komünizm propagandasi yapmak, milli duygulari

zayiflatmak, halki suç islemeye tesvik etmek, suç

sayilan fiileri övmek ve devletin içte ve

dista itibarini sarsmak...
Istenen ceza toplami yaklasik 100 yil...
1981 Ekim'inde, izinli çiktigim Isparta

yari-açik cezaevine dönmedim.

Sonra da yurt disina çiktim.
1981 Ekim'ine kadar, yaklasik oniki yilimi çesitli

cezaevlerinde geçirdim.

Bu oniki yil içinde, ikisi yari-açik olmak üzere onbes cezaevi tanidim
Ülkemden ayrildiktan sonra ilk aylarda üç davanin sonuçlandigini,

sonuçta, toplam 20 yil ağır hapis,

7 yila yakin da sürgün cezasi aldigimi ögrendim...

Öbür davalarim devam etmekte; ancak henüz hangileri sonuçlandi,

ne kadar daha ceza aldim, bilmiyorum...

 

Yilmaz Güney

 
 
 
 
 
 
< >


 

Gratis Homepage von Beepworld
 
Verantwortlich für den Inhalt dieser Seite ist ausschließlich der
Autor dieser Homepage, kontaktierbar über dieses Formular!